Kadın Çalıştayı: Rojava’ya saldırı kadın kazanımlarına saldırıdır

 Yeşil Sol Parti ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, yerel seçimlere hazırlık amacıyla Şirnex’de Silopiya (Silopi) Belediye’nde “Yerel Yönetimler Kadın Politikaları Çalıştayı” düzenledi. İki gün sürecek olan çalıştayda “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, “Kadın Ekonomisi”, “Ekoloji ve Kadın”, “Kültür ve Dil”, “Özgür Eş Yaşam” ve “Eşbaşkanlık” başlıkları tartışılacak. 

 

Çalıştaya, Özgür Kadın Hareketi (TJA), Şahmaran Kadın Platfortmu, Mimoza Kadın Derneği, Rosa Kadın Derneği, Kadın Zamanı Derneği, Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği, Jineolojî, olmak üzere çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ile sendika üyesi katıldı. Çalıştayın yapıldığı salona “Hayatımızdan haklarımızdan vazgeçmiyoruz” pankartı asıldı. İlk olarak konuşan Silopiya Belediyesi Eşbaşkanı Adalet Fidan, belediyelere atanan kayyımların ilk olarak kadın kazanımlarını hedef aldığını ifade etti. 

 

Ardından konuşan Yeşil Sol Parti Amed Milletvekili Halide Türkoğlu, eşbaşkanlık ve eşit temsiliyet ilkesini esas aldıklarını belirterek, “Bulunduğumuz her yerde, her mekanizmada bu ilkemizi esas alacağız. Yerinden ve yerel demokrasi diyerek güçlü tartışmalarla çalıştaydan çıkarak, 2024 yerel seçimlerine kadın rengini ve duruşunu taşıyacağımızdan şüphemiz yoktur” dedi. 

 

‘ROJAVA’YA SALDIRIYLA KADIN KAZANIMLARI HEDEF ALINDI’ 

 

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara değinen Türkoğlu, “Bugün Rojava’ya yapılan saldırı Kürt kadınlarının kazanımlarına yapılmış bir saldırıdır. Bizler her türlü zulme rağmen demokrasiden eşitlikten ve özgürlükten tek bir adım dahi geri atmayan bir geleneğin yürütücüleriyiz. Kürde düşman, kadına düşman politikalarınızla bizlerin haklı mücadelesini yıldıramayacaksınız. Rojava’ya yönelik gerçekleştirilen saldırı da işte bu düşman politikaların bir sonucudur. Şu gerçeği çok iyi biliyoruz ki bugün Rojava’ya yapılan saldırı Kürt kadınların kazanımlarına yapılmış bir saldırıdır. Rojava’da kadınlar öncülüğünde karanlık IŞİD çetelerine karşı verilen mücadele ile gerçekleştirilen devrim bugün tüm dünya halklarına ilham olmuşken AKP-MHP iktidarının ise hedefi olmuştur” dedi.

 

‘SALDIRILAR KARŞISINDA ÖRGÜTLÜLÜĞÜ BÜYÜTECEĞİZ’

 

Saldırılar ile birlikte Türkiye’nin yerleşim yerleri, sulama kanalları ve barajları hedef aldığına vurgu yapan Türkoğlu, “Türkiye bu saldırılardan derhal vazgeçilmelidir. Bir kez daha hatırlatıyoruz; Yürütülen kirli savaş politikalarının derinleşmesi demek her gün kadın katliamlarının ve kadına yönelik şiddetin artması demektir. Kadınların sofrasından, işinden, emeğinden çalmak demektir. Kadın yoksulluğunun, işsizliğinin artması demektir. Savaşa ayrılan her bütçe bugün ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik krizin daha da derinleşmesi demektir. Bizler savaş ve şiddet politikaları karşısında onurlu barış demekten asla vazgeçmeyeceğiz. Kürt halkının, kadınların kazanımlarına yönelik her saldırı karşısında kadın örgütlülüğümüzü ve mücadelemizi büyüteceğiz” diye belirtti. 

 

‘KADIN ÖZGÜRLÜKÇÜ YEREL YÖNETİMDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

 

Türkoğlu, “İşte bugün burada, bir arada olmamız da bu gerçeklikten kaynaklıdır. Bu tablo, mücadelemize olan inancımız, haklarımıza ve kazanımlarımıza yönelik saldırılar karşısında kadınların bir kez daha iradesine sahip çıktığının göstergesidir. 2016 yılında başlayan ve bir rejim haline getirilen kayyım siyaseti karşısında kadın özgürlükçü yerel yönetimler politikamızdan vazgeçmeyeceğiz. Ne gaspçı kayyım siyasetiniz ne de onun bölgedeki atanmış valileri, kaymakamları bizlerin bu haklı mücadelesini sindiremeyecektir” dedi. 

 

‘ŞİDDETİN ARTMASINDAN İKTİDAR SORUMLU’ 

 

Türkoğlu, iktidarın yerel yönetimler politikaları sonucunda kadına dönük şiddetin arttığına işaret ederek, “İktidar kadına yönelik şiddet ve katliamların artmasının ilk elden sorumlusudur. Yerel demokrasiden zerre nasibini almamış bu iktidarın yerel yönetim anlayışının kayyım rejimi olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Her alanda olduğu gibi yerel yönetimler alanında siyasetini Kürtlerin, kadınların kazanımlarına saldırı üzerinden gerçekleştiren bir iktidar gerçekliği ile karşı karşıyayız. Atadıkları kayyımların yolsuzlukları usulsüzlükleri, rant ve talan uğruna yürüttükleri kirlilikler Sayıştay raporlarına dahi yansımıştır. Adeta yolsuzluk ve usulsüzlükleri ödüllendirerek kayyımları terfi ettiren bu iktidardan başta kadınlar olmak üzere halkların hiçbir beklentisi yoktur. Defalarca kez kadın düşmanlığını tescilleyen kayyımlar eliyle kadına yönelik şiddet ve katliamlar derinleşerek artmıştır. Kayyım rejimini esas alan, kayyım olarak atadıkları valiler kaymakamlar eliyle belediyelere bağlı kadın merkezlerini hedef alan, kadın çalışanları işten çıkaran, başvuru yapan kadınların belgelerini sızdıran, şiddet gören kadınlara başvuracağı bir mekanizma bırakmayan bu iktidar, kadına yönelik şiddet ve katliamların artmasının ilk elden sorumlusudur” diye konuştu. 

 

‘AMACIMIZ EŞİT TEMSİLİYET’ 

 

 Kadınların bu politikalara karşı büyük bir mücadele verdiğini söyleyen Türkoğlu, “Amacımız yerinden ve yerelden demokrasiyi esas alarak kadın özgürlükçü yerel yönetim politikamızı bulunduğumuz her yerde hayata geçirmektir. Bulunduğumuz her yerde eşbaşkanlık ve eşit temsiliyet ilkemizi hayata geçirmektir. Bugün eşbaşkanlığı dava dosyalarına suç olarak koyan bu iktidara en büyük cevabı buradan bir kez daha veriyoruz. Eş başkanlık mor çizgimizdir ve asla vazgeçmeyeceğiz. Bizim paradigmamız kadın özgürlükçü paradigmadır. Kadın özgürlükçü yerel yönetim paradigmamızı daha güçlü nasıl öreceğimizi dünya deneyimlerine, Rojava deneyimine bakarak tartışacağız. Kooperatiflerimizi, üretim alanlarımızı en güçlü şekilde yeniden kurmanın yol ve yöntemlerini hep birlikte konuşacağız. Kadınlara dayatılan yoksulluk, emek sömürüsü karşısında üretimin her alanında ‘varız’ diyebileceğimiz üretim alanlarını, kooperatiflerimizi oluşturmanın yol ve yöntemlerini hep birlikte değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı. 

 

‘ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ’ 

 

Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında daha güçlü bir yerel yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini altını çizen Türkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anadilimizi yasaklayanlara karşı ‘buradayız’ demekten asla vazgeçmeyeceğiz. Doğamızı, yaşam alanlarımızı rant ve talan politikalarına kurban etmeyeceğiz. Çünkü bizim yerel yönetimler anlayışımız demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmadır. Savaş politikaları ile ağaçlarımızı, ormanlarımız keserek bizleri nefessiz bırakmak isteyen doğa düşmanı politikalara karşı en büyük mücadeleyi vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Kayyımlar eliyle kentlerimizin dokusu ile oynayan, betonlaştıran, yaşam alanlarımıza saldırarak kentlerimizi insansızlaştıran tüm politikalara karşı en güçlü şekilde mücadele etmenin yol ve yöntemini yine burada konuşacağız. Tek dil, tek bayrak, tek vatan, tek millet diyerek anadilimizi yasaklayanlara, kültürümüzü yok etmek isteyenlere karşı buradayız demekten asla vazgeçmeyeceğiz. Dîsa jin dîsa jiyan. 2024 yerel seçimlerine giderken aynı zamanda bizler için ön açıcı bir çalıştay olacağından şüphemiz yoktur.”

 

Türkoğlu’nun konuşmasının ardından “Şengal ile Rojava’da Yerel Yönetim Model” başlığıyla sunum gerçekleşti. Çalıştay, kadınların yapacağı atölye çalışmaları ile devam edecek. 

 

/Mezopotamya Ajansı/