KJK: Örgütlenme ve öz savunmayı büyütelim

Kurdistan Kadınlar Topluluğu (Komalên Jinên Kurdistan-KJK), Fransa’nın başkenti Paris’te Türk devletinin iki katliamında şehit düşen Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbîn), Leyla Şaylemez (Ronahî), Emine Kara (Evîn Goyî), Mîr Perwer ve Abdurrahman Kızıl’a adalet talebiyle Avrupa Kürt Kadın Hareketi öncülüğünde yapılan düzenlenen kitlesel eylem için mesaj gönderdi.

KJK Koordinasyonu’nun mesajı şöyle:

“Özgür yaşam yolunda yürüyen tüm kadınları, yurtsever halkımızı ve halkları Sakineler’den başlayan, Evînler ile ordulaşıp enternasyonal bir kadın devrimine dönüşen ve bugün Botan’dan Zap’a yükselen devrimimizin coşkusu ile selamlıyoruz.

Öncelikle  9 Ocak 2013’teki 1. Paris Katliamı’nın 11. yıl dönümünde Sara (Sakine Cansız), Rojbîn (Fidan Doğan) ve Ronahî (Leyla Şaylemez) yoldaşlarımızı derin saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz. İlk katliamın üzerinin kapatılıp aydınlatılmadığı bir dönemde katliamın onuncu yılını protesto eylemlerinin çalışmalarının öncülüğünü yapan Kürt Kadın Hareketi’nin öncülerinden Evîn Goyî arkadaşımız ve beraberindeki Sanatçı Mîr Perwer ve değerli yurtseverimiz Abdurrahman Kızıl Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’nin önünde haince katledildi!

Fransa devleti ikinci kez bu katliamın üzerini kapatmamalı, kesinlikle iç ve dış siyasi bağlantılarını aydınlatmalı. Bu katliamın adli bir vaka değil politik bir katliam olduğundan hareketle adil bir yargılama gerçekleştirmelidir. Bizler açısından her iki katliamın da failleri ve azmettiricileri nettir!

‘İKİ KATLİAMIN EMRİ DE ERDOĞAN’DAN’

Her iki katliamın emri faşist diktatör Erdoğan tarafından verilmiş, MİT ve Hakan Fidan tarafından uygulamaya konulmuş, Ömer Güney adlı MİT ajanı ve William adlı faşiste ise tetikçilik görevi verilmiştir. Tarih bir kez daha göstermiştir ki, tüm Avrupa ülkelerinin sözde insan hakları, adalet, eşitlik gibi ilkeler üzerinden oluşturduklarını iddia ettikleri yasaları, söz konusu Kürt halkı olunca işlemez olmuştur. Fransa devleti söz konusu siyasi çıkarları olunca tarihi iki yüz yılı aşkın olan kendi yasalarına bile sırt çevirmiş, 9 Ocak 2013`te gerçekleştirilen birinci Paris katliamının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen katliamı aydınlatmayarak ikinci Paris katliamı olan bu katliamın ortağı olmuştur. Fransa hükümeti bu katliamları aydınlatmadığı müddetçe, Fransa tarihine kirli bir leke ve katliamların ortağı olarak yazılacaktır.

‘KÜRT KADINLARI ŞEHİTLERİNE SAHİP ÇIKTI’

Ancak aradan geçen 11 yıl boyunca başta Kürt kadınları olmak üzere Kürt halkı ve dostlarının hiç durmadı ve Paris şehitlerine sahip çıkarak, katliamın aydınlatılması ve katillerin yargılanması için tüm gücüyle çalıştı! Sara, Rojbîn, Ronahî  ve sonrasında Evin, Mîr, Abdurrahman yoldaşları bayrak yaparak, Kurdistan Özgürlük Mücadelesinin ve Kadın Özgürlük Devrimi’nin tüm dünyaya yayılması için büyük çaba harcadı. Şimdi katliamın 11. yıl dönümünde söz konusu tarihi çabanın sonuçları ortadadır. Katliama karşı mücadeleyle Kürt ve kadın özgürlüğü bilinci ve örgütlenmesi daha çok gelişip güç kazandı. Önder Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği ‘Jin jiyan azadî’ sloganı, 21. yüzyıl devrimlerinin temel sloganı haline geldi. Kadınlar ve halklar bu mücadele gücünü Saralar ve Evînlerin ardılları olma iddiası ile yarattı.

Kurdistan Kadın Özgürlük Hareketi, Sara arkadaşımızın katılımı, cesareti ,emeği ve fedai kişiliği ile temelini atmış, bu sağlam temel üzerinden güçlenmiştir. Sara arkadaşımız birçok ilkin yaratıcısı olmuş, bulunduğu her alanda mücadele etmiştir. Bu nedenle Önder Apo, ‘Sara’nın mücadelesi kadın özgürlük hareketinin mücadelesidir’ demiştir. Nitekim ilkleri yaratan Sara yoldaşın inatçı yürüyüşü binlerce özgürleşmek isteyen kadının ayaklanmasına, bilinçlenmesine, örgütlenmesine, ordulaşmasına yol açmıştır. Evîn Goyî arkadaşımız da özgür kadın bilinçlenmesine, örgütlenmesine, komutanlaşmasına öncülük eden yoldaşlarımızdandı. 34 yıllık mücadele tarihinde çok büyük değerler yaratmış, bu değerleri yoldaşlarıyla, halkımızla, kadınlarla çok güçlü paylaşmıştır. İkinci Paris saldırısı ile Evîn yoldaşımızın hedeflenmesi, bu nedenle kadın devrimini, özgürleşen Kürt ve kadın hakikatini ve Jin Jiyan Azadî felsefesi etrafın evrenselleşen kadın özgürlük mücadelesini yok etme amacını taşımaktadır. Yine tüm bu saldırılar, aynı zamanda özgürlük hareketimizi, Önderliğimizi, özgürlük amaçlarımızı hedeflemektedir.

‘ÇÖZÜM İMRALI TECRİDİNİN KALDIRILMASIYLA MÜMKÜN’

Kürt soykırım planına karşı özgür kadın, özgür insan olma yolunda kararlı ve güçlü öncülük yapan yoldaşlarımızın katledilmesi, Kürt soykırım politikaları ve en önemli sacayağı niteliğinde olan İmralı tabutluk sisteminden ve uluslararası komplodan kopuk ve bağımsız değildir.

Soykırım politikalarına karşı Kürt sorununun çözümü ve Paris katliamlarının faillerinin yargılanması Önder Apo’nun hukuki hiçbir dayanağı olmadan İmralı işkence sisteminde tutulmasının derhal son bulması ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüne kavuşması ile mümkündür.

‘HER YERDE ÖZ SAVUNMAYI ÖRGÜTLEYELİM’

Bizler mücadele yoldaşları olarak Saralardan, Evînlerden aldığımız özgür yaşam meşalesini her daim taşıyacağımızın sözünü yineliyor ve tüm kadınları bu değerli şehitlerin anılarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Gerçek bağlılık, ancak onların hayallerini ve amaçlarını gerçekleştirmekle mümkündür. Başta kadınlar olmak üzere tüm Kürtler, ister Kurdistan`da ister Avrupa’da, nerede olurlarsa olsunlar kendi öz savunmalarını örgütleyerek, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlüğünü esas alan özgür yaşam paradigmasının inşasında canla başla çalışıp, örgütlenmelerini güçlendirerek bu katliamların ve komploların önü alınabilir ve komploculardan hesap sorulabilir.  Kadınlar, gençler ve tüm halkımız her iki katliam da aydınlanana, katiller ve azmettiriciler yargılanana kadar 9 Ocak ve 23 Aralık komplosuna karşı  Avrupa, Bakur, Başûr, Rojava ve Rojhilat’ta ayakta olmalı, davanın takipçisi olarak mücadeleyi büyütmeliler.

Gün katliamcılardan hesap sorma günüdür!

Gün Saraca, Evince mücadele günüdür!

Özgür Ülkede Özgür Önderlikle buluşma her zamankinden yakındır!

İntikamımız kadın devrimi olacaktır!”

 

/ANF/